Arafta Bir Zebani Hikayesi
Çok kötü kokuyorsunKadınların vücudundan çıkan atık kan gibi, kokuşmuşsun.Ve berbat gözüküyorsun.Eski eşyaların doldurulduğu kirli, karanlık bir çuval gibisin.Üstü tozlanmış, kıyıklar çıkmış her tarafından.Eskimiş, pörsümüş ve tıka basa doldurulmuşsun.Biri seni sırtına vursa da şöyle bir savursa denizeÇöksen dibe ve biraz olsun arınabilsen.Ne mümkün,Kefeke tutmuşsun.Şımarık, arsız bir kız çocuğu gibi sesin,Huzursuz, huysuz, mutsuzTiz çığlıklar,Boğuk boğuk homurdanmalarSen konuşurken işitme duyumdan nefret ediyorum, Sesini algılıyor diye.Duymak istemiyorum ama mümkün mü?Arka arkaya soğuk demirler, hilkat garibesine dönmüş çatallar yutar gibiyim,Durmaksızın havayı kirleten sözcüklerini işitirken.Tanrıyla biraz daha konuşmalısın.Seni bu dünyadan kaldırıp götürmeliArtık nereye bilmem, o bilir.Tanrı eğer umursamıyorsa kendi başının çaresine bakmalısın.Öldürmelisin ruhunuOnu da yapamıyorsan…..……..Yap, neden yapamayasın,Bu kadar kötüyken, Bu kadar korkunç bir varlığa sahipken?17 yıl yaşadın, neyine yetmedi;Bu kadar Araf’tayken? CEYDA DEMİRCİOĞLU
Ceyda Demircioğlu
Arafta Bir Zebani hikaye
Arafta Bir Zebani dini hikaye
Arafta Bir Zebani ibret verici hikaye
Arafta Bir Zebani güzel hikaye
Arafta Bir Zebani komik hikaye
Arafta Bir Zebani gerçek hikaye
Arafta Bir Zebani bedava hikaye
Arafta Bir Zebani gerçek hikaye
Arafta Bir Zebani romantik hikaye
Arafta Bir Zebani kısa yaşanmış hikaye
Arafta Bir Zebani aşk hikayesi
|