Ağrılar Hayatımızı Uzatıyor Hikayesi
şayet diş çektirecekseniz, mümkünse saat 18 e doğru olmasın. çünkü ağrıları en şiddetli hissettiğimiz saat 18 dir. ağrılarımızın günlük hareketlerimizle bağlantısı vardır. sabahları ağrıları en az hissettiğimiz zamandır. fakat her zaman günün muayyen saatinin ağrıyı göz kırpmadan geçiştireceğimiz veya sesle ağlayacak kadar kötü hissetmemizde etkisi yoktur. ağrı şahsa göre değişin bir hassasiyettir. hadise ise her zaman aynıdır.mesela parmağınızı kestiğiniz an bu olay kesilen yerden sinirler vasıtası ile omuriliğe duyurulur. orada ağrının cinrsi ve şiddeti tespit edilip daha ileriye gönderilmeye değer mi şeklinde bir karar verilir. sonra bu haber omurililikten başlayıp diğer sinir hücreleri yoluyla beynimize kadar ulaşır.ağrı hissi buraya geldiği zaman ne yapacağımız farklılıklar gösterir. aynı cins bir ağrıyı dayanılmaz şekilde hisseden bir kimse olduğu gibi, bir diğeri bunu geçici bir ağrı olarak hissedebilir.psikologların tespit ettiğine göre, ağrı çekerken gösterilen tepki çeşitlerinin esası çocukluğa dayanıyor. çocuk aile etrafının gösterdiği reaksiyona göre tavır alıyor. demek oluyor ki, bu tavıra çocuklukta şekil veriliyor. ilerisi hayatta da bu yüzden bir takım sosyal faydalar sağlanmaya çalışılıyor. öyle ya, kimi bilmez ağrının bir sığınma, bir dayanma yeri olduğunu?ekseriyetimiz ağrıdan kaçıp, ağrısız bir yaşam istememize rağmen, psikologların dediğine bakılırsa, ağrı yönünden hissiz olmak, enfeksiyonlara karşı daha hassas olmamıza ve bu yüzden de daha az yaşamamıza neden oluyor. o halde ağrı duyarsak daha çok yaşıyoruz.ağrılar bir apandist veya bir çene kemiği iltihabının alarmı olabilir. şayet bu ağrıları umursamazsak hayatımıza mal olabilir. vücudumuzda herhangi bir uzvumuzun iyi çalışmadığını bize haber veren faydalı alarm, hissettiğimiz ağrılardır.her insanın ağrı hissederken sıcaklık basması, üşüme veya bir tazyik hissettiği tespit edilmiştir. ağrının bütün bu belirtilerine rağmen bazı durumlarda ağrı denen bu "sinyal" bozulabilir. mesela akciğer ve karaciğer hastalıkları bir imdat işareti vermezler. ve işte o zaman bir siroz hastalığı ortaya çıktığı vakit iyileşme şansı kaybolmuştur. kanser hastalıkları uzun zaman ağrısız seyrederler. yüksek tansiyon da önceleri sinsice ilerler. ağrının bu şekillerinin ekseri ortaya çıktığı durumlar: kronik baş ağrıları bütün migren çeşitleri dahil, yüz ağrıları nevralji gibi, diş, bel ağrısı, romatizma ağrıları, ameliyat veya yaralanma sonucundaki yara ağrıları, fantom ağrıları mesela bir araba kazası sonunda kaybedilen bir uzuv da gene ağrı yapabilir kanserin son dönem ağrıları.doğum sancıları en şiddetli ağrılar arasındadır. ayrıca kederli ve üzüntülü bir ruh da ağrıya sebep olabilir.hoşça vakit geçireceğimiz boş zamanlarımıza veya randıman alacağımız iş hayatımıza ağrılar yüzünden halel gealmesini istemeyiz ve hemen ağrı kesici bir tablet alırız. ama acaba iyi mi yapıyoruz, bunu hiç düşünmeyiz. ve bu yüzden de senelerce muntazaman alınan ağrı kesici ilaçlar artık bir zaman gelince tesirsiz kaldığı gibi hasta da bu ilacın müptelası olur. neticede böbrekler de şiddetle tahrip olurlar.normal olarak kronik ağrıları olan bir kimseyi aile doktoru önce bir diş doktoruna gönderir, çünkü dişler ağrılara sebep olabilir. sonra bir burun-boğaz-kulak doktoruna, bir ortopediste, daha sonra da bir asabiyeciye gönderir. ve bu böylece devam eder.öyle hastalar vardır ki, yalnız aylarca değil, yıllarca ağrılarının sebebini bulmak için bir doktordan diğerine koşmuşlardır. yahut da ağrının sebebi anlaşılamamış ve kendiliğinden geçmiştir. böyle bir ağrı hakkında verilen konferansta sebep daha çabuk ortaya çıkabilir. buna rağmen iyileşme her zaman mümkün olmayabilir. ağrının sebebi anlaşıldığı halde bazen sinsice devam edebilir. fakat gene bu arada kronik ağrıları dindirmenin bir takım imkanları vardır.mesela:beynin ağrı duyan kısmı elektrik akımına tutulur, omurilikteki sinir yolları kesilir, bütün bunlar ameliyatla değil, deri üzerinden gerçekleştirilir. bazen de mevzi olarak uyuşturucu bir madde zerk ederek ağrıları meydana getiren sinirler bir müddet için abluka altına alınır. sinirleri abluka altına almayıp büsbütün işlemez hale getirmek ancak ölüm halindeki, dayanılmaz ağrı çeken hastalara uygulanır. bütün bunlardan başka ağrılarla mücadelede telkin yolu ve akapunkturla iyileştirme yöntemleri uygulanmaktadır.
Zeynep Akıllı
Ağrılar Hayatımızı Uzatıyor hikaye
Ağrılar Hayatımızı Uzatıyor dini hikaye
Ağrılar Hayatımızı Uzatıyor ibret verici hikaye
Ağrılar Hayatımızı Uzatıyor güzel hikaye
Ağrılar Hayatımızı Uzatıyor komik hikaye
Ağrılar Hayatımızı Uzatıyor gerçek hikaye
Ağrılar Hayatımızı Uzatıyor bedava hikaye
Ağrılar Hayatımızı Uzatıyor gerçek hikaye
Ağrılar Hayatımızı Uzatıyor romantik hikaye
Ağrılar Hayatımızı Uzatıyor kısa yaşanmış hikaye
Ağrılar Hayatımızı Uzatıyor aşk hikayesi
|
|
|
Toplam 51 kez gösterildi.
Aldığı Puan : 0 Puan Ver :
|
Benzer Yayınlar
Kategori Popülerleri
|
|
|