Dokunuşuydu Karanlığın Hüzün Hikayesi
hayat bizi beklemez mi?varsın beklemeyiversin, biz şimdiye bakalım o zaman. bu da saçma bir avuntu.o zaman yetişmeye mi çalışsak, akıp geçen zamana. bizden hep bir adım ilerde gitse dahi. tam ensesine yapıştığımızda yeni bir formata çoktan geçmiş olsa da.yok yok, bu da olmadı. o zaman da yaşanılan bir amaç uğruna başka hiçbir şeyi görmemeye benziyor. at gözlüğü.ve atmak lazım gözlüğü.ve bir şeyi elde etmek için karşılığında verilen ödün hep bir parçası oluyor ruhun. kendinden bir dilimini feda ediyor. rehin.belki başka yolu yok eksilerek yaşıyoruz, bazı yerleri fazlalaştırırken farkında olmadan. arada hoşlandığın şeylerden sırf tarihi geçiyor diye vazgeçilirmi hiç?ya da gözü alan bir ışık uğruna ömrünü feda etmeye değermi, pervane misali?nesnenin rengi ne olursa olsun gölgesi siyah değil mi?siz hiç sarı gölge gördünüz mü? ya da pembe..peki ya hayat, bizi boşvermez mi?garip bir sorgulama bugün içimdeki.bilmiyorum, aslında değil galiba. ama boşverse olmaz mı? kesin yanıt; OLMAZ.yine anladım.hep başkalarının ağızlarından dökülen kelimeler tanımlamış, tanıtmış benliğini. ama hiçbir zaman tamamlayamamış. kendi labirentlerini bile henüz tanıyamamış birisi için daha da zor değil mi sanki anasının kucağından yere ilk adımını attığında binbir yola ayrılan hayat, karşısına çıkan karmaşa. yuvasından düşen kuş misali.çözümü yok, olması gereken bu. atlamazsan bir gün iterler. kural bu.oysa ne kadar düz, ne kadar sade görünüyordu yukardan.sanıldığının aksine ’yaşayacaksın, bitecek’ mantığının altındaki onca detay nasıl olurda gözardı edilebilir?edilir? hayat bir başlık gerisi teferruat. yaşamayı göze aldıysan getirdiklerinin hepsini kabulüne dair imzanı basmışsındır zaten altına. sanırım asıl sanat, teferruatın kendisinde saklı. aradığımız bir meziyet ve estetikse. getirdikleri ise tartışılır. üzerindeki örtü birden kaldırıldığında anlaşılıyor sürprizin asıl niteliği. pasta kakaolu değil. evet tatlı, içinde adlarını bilmediğin türlü meyvelerle donatılmış. ancak her bir dilimi ayrı bir kıtaya serpiştirilmiş gibi birbirinden uzak. her biri aynı ağaçtan düşmüş ayrı meyveler gibi. sevgi, nefret, itaat, şehvet, özlem, açlık....nefs ağacı meyveleri. içimizdeki açlık belki bir sürü parçalara ayrılmış, adlarını biz koymuşuz. kimde neyin ağır bastığı kişiye göre değişir. belki bir parçası hiçbir zaman tamamlanamayacak bir pazıl var elimizde bir parçası sular dibinde saklı kayıp kıtada. her daim eksik bir yan bırakan benliğimizde. adı belki samimiyet.belki sen, belki ben..adı bizde saklı......odama düştü yağmur bütün geceserpti savurdu rüzgaruçuştu uyku aralığından perdelerdokunuşuydu karanlığın hüzün... altı kasım*gülden*
Gülden Celep
Dokunuşuydu Karanlığın Hüzün hikaye
Dokunuşuydu Karanlığın Hüzün dini hikaye
Dokunuşuydu Karanlığın Hüzün ibret verici hikaye
Dokunuşuydu Karanlığın Hüzün güzel hikaye
Dokunuşuydu Karanlığın Hüzün komik hikaye
Dokunuşuydu Karanlığın Hüzün gerçek hikaye
Dokunuşuydu Karanlığın Hüzün bedava hikaye
Dokunuşuydu Karanlığın Hüzün gerçek hikaye
Dokunuşuydu Karanlığın Hüzün romantik hikaye
Dokunuşuydu Karanlığın Hüzün kısa yaşanmış hikaye
Dokunuşuydu Karanlığın Hüzün aşk hikayesi
|
|
|
Toplam 68 kez gösterildi.
Aldığı Puan : 0 Puan Ver :
|
Benzer Yayınlar
Kategori Popülerleri
|
|
|