Uyanmama İsteği Hikayesi
Halit , bir gözünü hafifçe araladı, saatine bakmak istiyordu fakat elini kaldırmaya ne mecali vardı ne de arzusu. Neredeyse bir aydır yaptığı tek şey uyumaktı. Gittiği iki yer vardı , birisi mecburen midesini susturmak için yediği birkaç lokmanın yeri mutfak , diğeri de , sıkıştıra sıkıştıra iflahını söken o acımasız ,amansız tuvalet ihtiyacını giderdiği yer. Ahh o, kulak acıları olmasa , hiç doğrulmak bile istemezdi yatağından ama heyhat! Daha önce tatmadığı bu acı ne kadar da çekilmezmiş. O zamana kadar , ne bu acıyı tatmıştı ne de tuvalete gitme ihtiyacının insanı bu kadar rahatsız ettiğini tecrübe etmişti. Bu iki amansız düşman , acımasız kulak acıları ve tuvalet ihtiyacı onu çok sevdiği yatağından , gece gündüz kendisini bir elbise gibi saran sıcacık yerinden ediyordu ya , insanın kızmaması elde değildi. Halit , hayatını artık üç kelime ile özetliyordu: Yemek , uyumak ve yediklerini çıkarmak. Eskiden olsa hayatını anlatmak için kelimeler yetmezdi, yaşama sevincinin de verdiği kuvvetle hayat doluydu, hayalleri , okunacak kitap listeleri , gezilecek yerleri , izlenecek filmleri , buluşulacak arkadaşları , ziyaret edilecek akrabaları , yeni araba ve ev sevdaları vardı. Şimdi ise sadece üç kelime. Uyumak ve uzanmak , ne garip değil mi şu hayat? Halit’in istediği tek şey , rahatsız edilmeden uyumak ve uzanmak ama buna bile izin yok. Uyku da bile rahat yok. Çok yatmaktan oluşan bel ağrıları , kulak acıları , tuvalet sancıları , kabuslar , karabasanlar hepsi birer can sıkıntısı, hepsi birer ömür törpüsü. Halit ölmek mi istiyordu? Elbette hayır. Onun tek istediği uyanmamak ve yerinden kalkmamaktı. Peki bu tembellik miydi? Elbette hayır. Bu sadece Hayata küsmüş , hayalleri kalmamış bir adamın masumane ‘uyanmama isteği’ idi Acaba fiziki şartlar , bedensel etkenler, çevre etkeni , ekonomik etkenler bu masum isteği , Halit’e hoş görür müydü? Tabii ki hayır. Halit , bir ayın sonunda mecburen işine geri döndü ama artık hayatını otomata bağlamıştı. Zaten işi de pek konuşmasını gerektirmeyecek bir işti. Her gün kalk işe git , öğleden sonra işten dön , ölmeyecek kadar ye ve uyu. Her sabah , yataktan kalkmak istemiyorum diye boş duvarlara bağır ama bir süre sonra tıpış tıpış kalk ve işe git. Çalışırken hep hafta sonunun hayalini kur. Hafta sonu gelince yirmi dört saat uzan ve uykuya uzanmaya hiç doyma. Halit’in yıllar boyunca yaşadığı hayatın özeti buydu. O mel’un kaza yok mu, hep o , Halit’i bu hale getirmişti. Ne vardı sanki karısını dinlese de hız kesseydi belki o zaman araba çakıla kapılıp takla atmaz ve güzelim ve çok sevdiği karısı da onun yüzünden ölmezdi. Ama karısı ölmüştü ve Halit bu ölümden kendini sorumlu tutuyor ve yaşayan bir ölüye dönüyordu. Artık bir tek amacı vardı , uyanmama isteğini gerçekleştirmek. Halit bir gün vefat ettiğinde vasiyeti üzerine mezar taşına şöyle yazılmıştı: Hayatım boyunca uyanmama isteği ile yanıp tutuştum ve şimdi anladım ki , uyanmamak imkansız ne sizin dünyanızda ne de benim gittiğim yerde. Aslında ben ‘ DÜŞÜNMEME’ yi istemişim. Dostlarım söyleyin düşünmemeyi başarabilir miydim? Değerli dostum Halit , bu dünyada yaşadığımız her sevincin ve her acının kaynağı düşünmek hatasını yapmamızdır. İşin garip tarafı da bu hatayı yapmak zorundayız, çünkü biz insanız.
Yunus Civar
Uyanmama İsteği hikaye
Uyanmama İsteği dini hikaye
Uyanmama İsteği ibret verici hikaye
Uyanmama İsteği güzel hikaye
Uyanmama İsteği komik hikaye
Uyanmama İsteği gerçek hikaye
Uyanmama İsteği bedava hikaye
Uyanmama İsteği gerçek hikaye
Uyanmama İsteği romantik hikaye
Uyanmama İsteği kısa yaşanmış hikaye
Uyanmama İsteği aşk hikayesi
|